27 Ocak 2024 Cumartesi

BU ADAMI TAHMİN EDİYORUM MU? YOKSA BÖYLE ÇOK VAR MI?

Adam zır cahil. Neredeyse 60 yaşına gelmiş. Israrla iddia ediyorum ömrü boyunca ders kitapları dışında 10 tane kitap okumamıştır. Ders kitaplarını okuduğu konusunda dahi şüphem var. 4-5 tanesini sor, mümkün değil sayamaz. Ya da mesela bir paragraf, bir metin oku, imla hatası yapmadan yazamaz. Yahu bende iddia ediyorum yazamaz. Geçtim “dahi” anlamındaki “de” ile “-de” ekini ayırt edebilmeyi, hangi noktalamadan sonra büyük harfle başlaması gerektiğini bilmeyen bir adam.

Peki, eleştirimin dozu biraz fazla mı? Kesinlikle değil. Az bile. Bir insan elbette cahil olabilir. Hatta hiç okuma yazma bilmeyebilir. Ne haddime? Bana ne oluyor? Üstüme vazife mi? Yok ama bu durum öyle değil. Cahil ya da değil insan gibi insan olanın başımın üstünde yeri var. Öyle dostlarım, iş yaptığım insanlar yok mu? Elbette var. Ancak bu durum başka. Adamın ulusal bir kanalda programı var. Allah’ın her günü o kanalda yorumlar yapıyor. Her konuda fikri var. Magazin ise magazin, spor ise spor, ekonomi ise ekonomi, siyaset ise siyaset. Bir adam kamunun önüne çıkıp, hem de ulusal bir kanalda ahkam kesiyorsa, ahlak, gelenek, görenek, hukuk, seçimler, seçmen davranışları ve benzer her konuda yorum yapıyorsa ve bu yorumu yaparken bir siyaset bilimci, bir akademisyen edasıyla yapıyorsa koşullar değişmiş olmuyor mu? Dost sohbetlerinde ne yaparsan yap ne dersen de kimseyi ilgilendirmez. Ancak televizyonlar seni bunları konuş diye ekranlara çıkarıyorsa, sende bunu televizyonlarda yapıyorsan benim de hakaret etmemek kaydı şartıyla gerekirse en ağırından eleştirme hakkım var.

Daha korkunç olanı ne biliyor musunuz? Bir kişi çıkmış ortaya, yağmış, gürlemiş, saçmalamış. İnan bu sorun değil. Korkunç olan bir karşılığının olması. Dön kendine, kendi hayatına bak demeden söylediklerine itibar eden hatırı sayılır bir kitlenin olması. Bir ara 18 – 19. yüzyıl Bizans, Yunan baş giysisini sanki Osmanlı başlığıymış gibi kafasına geçirip, Atatürk düşmanlığı, cumhuriyet düşmanlığı yapan ve kitleleri arkasına takan akıldan sıkıntılı bir abi vardı. Bu hal ondan da beter. Onda; kötüye de kullansa, doğru ya da yanlış en azından bilgi vardı. Bunda bilgi sıfır. Rakamla “0”

Neyse ekmeğini yiyip, suyunu içtiğim canım Gaziantep’imin, Gazianteplilerin bir sözüyle bitireyim. TV yorumcumuz böyle ise geldiğimiz noktayı, ahvalimizi “Sen sana hesap et.”

 

ZAFER Mİ? FIRSAT MI?

Çok geçmişe değil şöyle 70’li, 80’li yıllara dahi baktığımda “iğneyi evvel kendine batır, sonra çuvaldızı başkasına.” diyen bir millet olduğ...