Sovyet
rejimi benim dünya görüşümle örtüşmeyen bir rejimdi. Marksist-Leninist bir
partinin hakimiyeti ile yürüyen sosyalist ama tek parti diktatoryası haline
gelmiş bir yapıydı. Dahası Türk Cumhuriyetleri SSCB çatısı altında idi.
Bağımsız devletler olmaları bir vadede biz dahil Türk Devletlerinin birlikte
hareket edebilme ihtimali elbette kıymetliydi. Lakin diğer taraftan SSCB dünyanın
bir diğer kutbu idi. ABD arabanın gaz pedalı ise SSCB freniydi. Ya da SSCB artı
kutup ise ABD eksi kutbu idi. Bir denge faktörüydü. ABD öyle kafasına göre at
oynatamıyordu.
Resmi
böyle okumayıp, ezberden komünizm düşmanlığı yapanlar, SSCB dağıldığında davul
zurna çalanlar şimdi freni patlamış dünyada hadi Amerika’yı, hadi İsrail’i
durdursunlar bakalım. Gençtik, bizim de Türk Cumhuriyetleri teker teker
bağımsızlığını ilan ettikçe içimiz kıpır kıpır olmuştu. Lakin o çocuk sayılacak
tecrübesiz kafamızla dünya dengesini düşünebildik. Paylaştığım bu karikatür
benim o yıllarda çizdiğim bir karikatür. Maalesef bu işler öyle uzaktan hamasi
sloganlar atmakla, kuru laflarla olmuyor. Zaten kimse de yemiyor. Bak sizin
çabalarınız umurlarında değil, gözünüzü boyuyor bildiklerini yapıyorlar. Bak
bütün bir Orta Doğuyu ne hale getirdiler. Bir avuç İsrail okyanusların
ötesinden binlerce kilometre uzaklıktaki ABD’yi arkasına almış kasıp kavuruyor.
Bu
arada üstünün tuzu biberi bunu aynı bölgedeki gaflet içindeki yönetimlerin desteğiyle
yapıyor. Adamın din kardeşini öldürüyorlar. Pardon yalnızca din kardeşi mi?
Aynı zamanda ikisi de Arap. (İran’ı kastetmedim) Çoluğunu çocuğunu
öldürüyorlar. Kılları kıpırdamıyor. Dahası destek veriyorlar. Dur ya sen ne
yapıyorsun diyebilen yok. Sakın! Kimse bana İslam Dünyası falan demesin. Umarım
bu emperyalist yaklaşıma, bu savaşa destek verenleri de Allah layık
olduklarıyla mükafatlandırsın. Farkında mısınız zaten tüm bölgeye hatırı
sayılır bir ibret dersi veriliyor. Coğrafya ektiğini biçiyor. Mezhep kavgasına
tutuşmuş, Allah diye diye birbirini öldüren zır cahillere, bilimin “b” si,
üretimin “ü”süne uzak, çağın gerisinde kafaların, diktatörlerin, şeyhlerin,
kralların, aşiretlerin tekeli ve zulmü altındaki coğrafyaya belasını sırasıyla veriyor.
Elbette
kendine hiç pay çıkarmadan “şerefsiz emperyalistler” diyebilirsin. Elbette kana
susamış caniler diyebilirsin. Hem de bağıra bağıra. Tabi ki sonuna kadar Amerika
ve İsraile ve onları destekleyenlere küfredebilirsin. Lakin onlardan önce sen dön
önce kendine bir bak. Nasıl olsa bizi yani Arabistan’ı, Kuveyt’i, Katar’ı,
BAE’ni vurmuyorlar, biz saltanatımızı yaşıyoruz deme. Menfaatler ne zaman nerede
çakışır kimse bilemez. Ya ne denirse yapar, benliğinizi, kimliğinizi, dininizi
unutursunuz, ya bir gün o menfaatler elbet çakışır. O zaman görürüz paramparça
olmalarına göz yumduğun, hatta destek verdiğin ülkelerden en küçük yardım görebilecek
misin? Bakalım benzer musibet başına geldiğinde nasıl yırtacaksın.
