Daha önce de bizi biz yapan geren milli, gerek dini bayramlarımızla ilgili fikirlerimi yazmıştım.
Ne
çare? Öyle düşünmeden konuşuyorlar ki! Emin ol, o an aklına geliyor, söylüyor,
geçiyor. Demiyor “yahu temsil ettiğim, etkilediğim bir kitle var. Ağzımdan
çıkanı kulağım duysun. Her bir kelimenin sorumluluğu var.” Yok demiyor.
Sallıyor.
Öyle
bir laf ediyor ki kahrından ölüyorsun. Bu saftirik laf; sahibinin önünde mikrofon
da olunca daha çok alana sirayet ediyor, daha çok insana ulaşıyor, daha çok asap
bozuyor. Yahu siz bu milli bilinci destekleyen güzelliklerden ne istiyorsunuz?
Başka feragat edeceğiniz mesele kalmadı mı?
Neden
kızdım?
Dünya
üzerinde bizim bayram ilan ettiğimiz, kabul görmüş, başlarda birkaç ülke iken
zaman içinde 100’den fazla ülkenin katılımıyla devam etmiş, Türkiye menşeili,
uluslararası ilk ve tek bayram. 23 Nisan. Bu bir.
Geleceğimiz
olan çocuklara, çocuklarımıza, istikbalimize, dünyanın da geleceği olan
çocuklara armağan. Yıllar önce 23 Nisan kutlamaları, o sene sonlanırken, yabancı
bir çocuğun barışa, kardeşliğe dair, Türkiye’ye, Türkiye’de yaşadığı sevgiye, kardeşliğe,
kurduğu dostluğa dair söyledikleri hala kulağımda. İşin özü ulvi de bir içeriği
var. 23 Nisan Türkiye’den dünyaya yayılan sevgi, saygı, hoşgörü, barış,
kardeşlik mesajı. Bu da iki.
Eskiden
ne büyük coşkularla kutlanırdı. Yabancı ülkelerden binlerce çocuk gelir, hatta
bu çocukların farklı farklı şehirlerde konuk edildikleri olurdu. TRT’nin
muhteşem organizasyonları. Televizyonda naklen yayınlar. Etkinlikler sadece 23
Nisan günü değil, neredeyse bir hafta yaşanır, yaşatılırdı. 23 Nisan günü
bambaşkaydı.
Ne
olması lazım?
ABD,
İsrail, Gazze’deki çocukları, bebekleri katletmekle anılırken Türkiye’nin
çocuklara armağan ettiği bayramla anılması lazım. Bırakın “bu sene kutlanmasın”
gibi saçma sapan lafları, olabilecek en coşkulu şekliyle, en yoğun uluslararası
katılımla kutlanılması lazım. Dünya’da daha bilinir, daha yaygın hale gelip,
ülkelerin kendi içlerinde de kutlamasını sağlamak için elden gelenin fazlasını
yapmak lazım. İktidara gelen her devlet başkanının, her hükümetin, her bakanın,
yöneticinin bir öncekinden çok daha coşkulu kutlanmasını sağlamak için yarış
halinde olması lazım.
Birileri
ne yapıyor?
Daha
iyisini, daha anlamlısını, daha insanlığa faydalısına sahip çıkmak yerine mesela
yılbaşı ile uğraşıyor. Neymiş?
“Yılbaşı
kutlanmasın”. Olur !
Ne
oluyor?
Yılbaşı her sene çok daha fazla coşkuyla kutlanıyor.
Çocuk
olmanın, çocukluğumuzun, çocuklarımızın, barışın, kardeşliğin, bağımsızlığımızın
bayramı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder