22 Nisan 2026 Çarşamba

TÜRKİYE’DEN DÜNYA’YA BARIŞIN, KARDEŞLİĞİN, İYİLİĞİN, GÜZELLİĞİN SESİ.

Daha önce de bizi biz yapan geren milli, gerek dini bayramlarımızla ilgili fikirlerimi yazmıştım.

Ne çare? Öyle düşünmeden konuşuyorlar ki! Emin ol, o an aklına geliyor, söylüyor, geçiyor. Demiyor “yahu temsil ettiğim, etkilediğim bir kitle var. Ağzımdan çıkanı kulağım duysun. Her bir kelimenin sorumluluğu var.” Yok demiyor. Sallıyor.

Öyle bir laf ediyor ki kahrından ölüyorsun. Bu saftirik laf; sahibinin önünde mikrofon da olunca daha çok alana sirayet ediyor, daha çok insana ulaşıyor, daha çok asap bozuyor. Yahu siz bu milli bilinci destekleyen güzelliklerden ne istiyorsunuz? Başka feragat edeceğiniz mesele kalmadı mı?

Neden kızdım?

Dünya üzerinde bizim bayram ilan ettiğimiz, kabul görmüş, başlarda birkaç ülke iken zaman içinde 100’den fazla ülkenin katılımıyla devam etmiş, Türkiye menşeili, uluslararası ilk ve tek bayram. 23 Nisan. Bu bir.

Geleceğimiz olan çocuklara, çocuklarımıza, istikbalimize, dünyanın da geleceği olan çocuklara armağan. Yıllar önce 23 Nisan kutlamaları, o sene sonlanırken, yabancı bir çocuğun barışa, kardeşliğe dair, Türkiye’ye, Türkiye’de yaşadığı sevgiye, kardeşliğe, kurduğu dostluğa dair söyledikleri hala kulağımda. İşin özü ulvi de bir içeriği var. 23 Nisan Türkiye’den dünyaya yayılan sevgi, saygı, hoşgörü, barış, kardeşlik mesajı. Bu da iki.

Eskiden ne büyük coşkularla kutlanırdı. Yabancı ülkelerden binlerce çocuk gelir, hatta bu çocukların farklı farklı şehirlerde konuk edildikleri olurdu. TRT’nin muhteşem organizasyonları. Televizyonda naklen yayınlar. Etkinlikler sadece 23 Nisan günü değil, neredeyse bir hafta yaşanır, yaşatılırdı. 23 Nisan günü bambaşkaydı.    

Ne olması lazım?

ABD, İsrail, Gazze’deki çocukları, bebekleri katletmekle anılırken Türkiye’nin çocuklara armağan ettiği bayramla anılması lazım. Bırakın “bu sene kutlanmasın” gibi saçma sapan lafları, olabilecek en coşkulu şekliyle, en yoğun uluslararası katılımla kutlanılması lazım. Dünya’da daha bilinir, daha yaygın hale gelip, ülkelerin kendi içlerinde de kutlamasını sağlamak için elden gelenin fazlasını yapmak lazım. İktidara gelen her devlet başkanının, her hükümetin, her bakanın, yöneticinin bir öncekinden çok daha coşkulu kutlanmasını sağlamak için yarış halinde olması lazım.

Birileri ne yapıyor?

Daha iyisini, daha anlamlısını, daha insanlığa faydalısına sahip çıkmak yerine mesela yılbaşı ile uğraşıyor. Neymiş?

“Yılbaşı kutlanmasın”. Olur !

Ne oluyor?

Yılbaşı  her sene çok daha fazla coşkuyla kutlanıyor.

Çocuk olmanın, çocukluğumuzun, çocuklarımızın, barışın, kardeşliğin, bağımsızlığımızın bayramı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

TÜRKİYE’DEN DÜNYA’YA BARIŞIN, KARDEŞLİĞİN, İYİLİĞİN, GÜZELLİĞİN SESİ.

Daha önce de bizi biz yapan geren milli, gerek dini bayramlarımızla ilgili fikirlerimi yazmıştım. Ne çare? Öyle düşünmeden konuşuyorlar ki...