9 Ocak 2026 Cuma

SEN KEMALİST MİSİN?

Kemalizm bir diğer deyişle Atatürkçülük ile ilgili olarak birilerinin Atatürkçü ya da Kemalist olmak dar bir kalıpmış havası yaratmaları, direk sol düşünceye mal etmeleri, sanki çok da iyi bir şey değilmiş gibi konuşup, yazmaları artık iyice kabak tadı verdi. Niyetlerinin ne olduğunu önemsemeksizin, bilerek, bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek bu havayı yaratan ve yayanlara artık iyi gözle bakmıyorum. İstikbalimiz için, çocuklarımızın istikbali için iyi bir iş yapmadıkları kesin.

Yeter artık Kemalizm’e, Atatürkçülüğe bu kadar haksızlık, bu kadar nankörlük. Dedim ya iyi niyetle dahi olsa sapla samanın bu kadar karıştırılması hoşuma gitmiyor. Hiçbir vatanseverin de gitmemeli.

Hadi Atatürk’ü sevmeyenleri anlıyorum ve onlara “Allah sizi ıslah etsin, akıl, fikir versin” diyorum. Trajikomik ama yine Atatürk ve silah arkadaşlarının sağladığı imkanlarda, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinde suç işlemedikleri sürece düşünürler, konuşurlar. Ulaşabildikleri insanları kendilerine benzetmeye çalışırlar. Umarım Türkiye Cumhuriyeti için risk oluşturacak hacme ulaşamazlar. Olanlarınsa değişebilme ihtimali çok zayıftır. Çünkü onlara tesir eden yaklaşım cahillikten beslenir ve dogmatik bir anlayışı yerleştirmiştir. Kimi zaman dini, kimi zaman mezhebi kullanan, kimi zaman ise Türkiye düşmanı odakların oyuncağı olmuş, farkında olsunlar olmasınlar ülkeyi bölmeye çalışan bir yapı olarak karşımıza çıkarlar. Bölmek dedim ya nasıl bölecek? Ülkenin, devletin akıl diyen, bilim diyen, fen diyen kurucu iradesini, kurucusunu, onun ilkelerini yani binanın subasmanını, temelini yıpratacak ki, hasara uğratacak ki amacına ulaşsın. Ülkenin selameti açısından senin yapman gerekense Atatürkçü düşünceye, ilkelerine, devrimlerine, milli gün ve bayramlarına, toplumu bir arada tutan değerlere sıkı sıkıya yapışmak ve hukuk dairesinde muhtemel tehditlerle mücadele etmektir.

Bunlar bir profil ve hatta belki en samimi profil. Neden? En azından biliyoruz ki Atatürkçü düşüncenin karşısında olduklarını açıkça söylüyorlar.

Oysa başka profiller de var. Mesela bir tanesi Atatürk’ü, cumhuriyeti, demokrasiyi, hukuk devletini benimsediğini söyler. Kendine göre devletine düşkündür, halkçıdır, laiktir, inkılapçıdır, milliyetçidir. Ama diğer taraftan şu ya da bu çekincesinden dolayı veya herhangi bir mahallenin baskısından, ya da bir menfaatten Kemalist’im, Atatürkçüyüm diyemez, diyenin yanında da duramaz.

Bak başka bir enteresan profilden bahsedeyim. Mesela ben “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına namus ve şerefi üzerine yemin edip” sonra Atatürkçülük ile ilgili her türlü alakasızlığı yaşayan ve yaşatanlar var. Nasıl oluyor bu? Samimi, dürüst bir yaklaşım mı bu? İlginç değil mi? Fikren Atatürkçü değilsen onun ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına namus ve şerefin üzerine nasıl yemin ediyorsun? Ağır bir tezat yok mu?

Ha siz şimdi bana diyeceksiniz ki “yahu birileri de devletin varlığını ve bağımsızlığını, dikkat et vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağına dair namusu ve şerefi üzerine yemin ediyor ve sonra ne haltlar yiyor. Hani namus? Şeref? Yemin? Çok romantiksin.” Valla haklısınız. Ne diyeceğimi bilemedim.

Atatürk’ü fiziken yitirdikten sonra ve bilhassa 50’li yıllarla beraber bilinçli bir şekilde Kemalist olmayı, Atatürkçü olmayı dar bir kalıba koymaya ve belirli bir zümreye giydirmeye çalıştılar, çalışıyorlar. O zümreyi ise Atatürk ismini kendi menfaati, siyasi ikbali için kullanan, toleranssız, çağı yakalayamamış, beton kafa bir azınlık gibi gösteriyorlar. İşbu halde insanlar Atatürk’e hayran dahi olsa fikren Kemalist’im diyemiyor. Tıpkı şu son zamanlarda “Türk’üm” demek faşistlikmiş algısı yaratıldığı gibi. Birileri resmen aklımızla oynuyor. Kimi zaman bir akademisyen, kimi zaman politikacı, kimi zaman gazeteci, kimi zaman da halktan biri olarak karşımıza çıkıyor bunlar.

Bu toplum mühendisliğinin başını algı yönetiminde çok mahir, hatta algı yönetiminin yaratıcısı bir yerlerin çektiği yanlış değil. 21. Yüzyılda, iletişim çağında emperyalizmin en güçlü silahı bu. Hele bir de yerli işbirlikçileri varsa, hele bir de sen ayakta uyuyorsan adamların işi çok kolay. Yavaş yavaş seni arzu ettikleri zemine taşıyorlar. Toplumu istedikleri hale hazırlıyorlar. Farkında bile olmuyorsun yavaş yavaş ısınan suda haşlanıp ölen kurbağa gibi.

Artık aklını başına almalısın kardeşim. Bulunduğumuz coğrafyada farklı emelleri olanların, emperyalistlerin ve elbette onların işbirlikçilerinin idealleri için en büyük engel Atatürk ve Atatürkçülüktür. Haklılar da! Kemalizm’i bu milletin usundan silmeden, onu itibarsızlaştırmadan, ona olan bağlılığı öldürmeden başarılı olmaları zor. Bak el alemin devlet başkanlarını kaçırıyorlar da kıyametler kopmuyor. Allah korusun. Bir ülke sevsin sevmesin devlet başkanını yedirir mi? Sevmiyorsan da bu senin iç meselendir. Dışa karşı tek yumruk olmayı bilmen gerekir. Bu biraz önce söylediğim milli şuurla ilgili bir konudur.

Yoksa sen Kemalist değil misin?

Kemalizm nedir? Kemalist nedir? Kemalistler kimlerdir? Bakalım mı? Hadi bakalım. Kemalizm, kurtuluş mücadelemizin temellerinin atıldığı yıllarda İstanbul yönetiminin, sarayın, padişahın Mustafa Kemal Paşa’nın liderlik ettiği düşünce ve mücadeleyi destekleyenlere, etrafındaki güçlere verdiği isimdi. Hatta vatanın bağımsızlığı mücadelesine girişmiş bu insanları küçümsemek için “Kemaliler”, “Kemalciler” dedikleri de söylenir. Her geçen gün Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında kenetlenen ve güçlenen, vatanımızın işgaline karşı direnen vatanseverlere İstanbul yönetiminin, saray yanlılarının dışında İngilizler, dış basın da “Kemalistler” demeye başladılar. Bu hali destekleyen bir dolu yazılı belge ve görseller de malum mevcut. Evet Mustafa Kemal Paşa ve liderlik eden kadronun etrafındaki vatanseverler, düşmana karşı milli mücadeleye, kurtuluş savaşına girişenler Kemalistler olarak anılırlar.

Kemalizm, bugünkü yaygın deyişle Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk İlkeleri'ni ve devrimlerini esas alan kurucu ideolojisidir.

Kısaca;

- devleti Atatürk’ün hayata geçirdiği şekliyle bilimi, teknolojiyi rehber edinmiş, tarımı, sanayiyi, üretimi çıkış yolu olarak görmüş, muasır medeniyetleri yakalayıp, geçmeyi hedef olarak benimsemiş, demokrasi, laiklik, sosyal adalet, hukuk temeli üzerine kurulu ulusal, üniter bir devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti,

- vatanı Türkiye Cumhuriyeti toprakları olan,

- milleti Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı ve bundan gurur duyan,

- bayrağı, Türk Bayrağı,

- milli marşı, İstiklal Marşı olan herkes aslında Kemalist’tir.

Bunu dillendirmekten “Atatürkçüyüm” ya da “Kemalist’im” demekten de geri durmamalıdır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SEN KEMALİST MİSİN?

Kemalizm bir diğer deyişle Atatürkçülük ile ilgili olarak birilerinin Atatürkçü ya da Kemalist olmak dar bir kalıpmış havası yaratmaları, di...